Friday, June 30, 2017

Bilgilendirme

Gönderen: ÖzArGe Özdoğru R&D
Tarih: 30 Haziran 2017 12.26
Konu: Öğrenme ve Mizah Araştırması
Alıcı: Katılımcılar

Merhaba,

Geçmişte katıldığınız “Öğrenme ve Mizah Araştırması” sonuçlarına dair sizi bilgilendirmek isterim.

Bu çalışmada öğrenme stilleri ve mizah duygusunu incelemek için David Kolb’un geliştirdiği Öğrenme Stili Envanteri ile Çok Boyutlu Mizah Duygusu Ölçeğini kullanmıştık. Katılımcılar arasında en çok sayıda Kolb’un “Özümseyen” öğrenme stili, en az ise “Yerleştiren” öğrenme stili sahibi birey bulunduğunu tespit ettik. “Yerleştiren” öğrenme stili sahibi bireylerin de ortalamada diğerlerinden daha yüksek bir mizah duygusu düzeyi sahibi olduklarını gördük.

Bize sağladığınız bu bilgi ve veriler farklı çalışmalarda da kullanılmaya devam ediyor. Çalışmalarımızı takip etmek isterseniz aşağıdaki adreste bulunan ağ güncemizden ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. Bireysel sonuçlarınızla ilgili bilgi almak isterseniz beni ofisimde ziyaret etmenizi rica edeceğim. Bu e-posta sadece tek yönlü bilgilendirme amaçlıdır ve geri dönenlere yanıt verilmeyecektir bilmenizi isterim.

Tekrar çalışmamıza katıldığınız için teşekkür eder, yaşamınızda sağlık ve huzur dolu günler dilerim.

Asil Özdoğru
http://ozdogru.blogspot.com.tr/

Bilgilendirme

Gönderen: ÖzArGe Özdoğru R&D
Tarih: 30 Haziran 2017 11.14
Konu: Mizah Değerlendirme Tutumu Araştırması
Alıcı: Katılımcılar

Merhaba,

Geçmişte katıldığınız “Mizah Değerlendirme Tutumu” araştırması sonuçlarına dair sizi bilgilendirmek isterim.

Bu çalışma, Strack, Martin ve Stepper tarafından yapılan yüz geribildirim hipotezi çalışmasının yeni bir tekrarıdır. Hipotez, insanların duygusal tepkilerinin yüz ifadeleri tarafından yönlendirildiğini öne sürmektedir. Aralarında bizim de bulunduğumuz 8 ülkeden 17 laboratuvarın ortaklaşa gerçekleştirdiği bu deneyle yüz geribildirim hipotezini destekleyen güçlü bir bulgu elde edilemedi. Çalışmanın içeriği ve bulgularla ilgili ayrıntılı bilgilendirmeyi aşağıda bulabilirsiniz.

Bize sağladığınız bu bilgi ve veriler farklı çalışmalarda da kullanılmaya devam ediyor. Çalışmalarımızı takip etmek isterseniz aşağıdaki adreste bulunan ağ güncemizden ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. Bireysel sonuçlarınızla ilgili bilgi almak isterseniz beni ofisimde ziyaret etmenizi rica edeceğim. Bu e-posta sadece tek yönlü bilgilendirme amaçlıdır ve geri dönenlere yanıt verilmeyecektir bilmenizi isterim.

Tekrar çalışmamıza katıldığınız için teşekkür eder, yaşamınızda sağlık ve huzur dolu günler dilerim.

Asil Özdoğru
http://ozdogru.blogspot.com.tr/

Bilgilendirme

Bu çalışma Strack, Martin ve Stepper (SMS) tarafından yapılan yüz geribildirim hipotezi çalışmasının bir tekrarıdır. Hipotez, insanların duygusal tepkilerinin yüz ifadeleri tarafından yönlendirildiğini öne sürmektedir.

Nasıl test edildi?
Ağızda kalem tutulurken çeşitli görevlerin yerine getirilmesi istendi. Bütün katılımcılar aynı görevleri tamamladılar. Fakat bazılarından kalemi dişleriyle tutmaları istendi. Bu durumda yüzlerinde gülümsemeyi andıran bir ifade oluştu. Diğer yarısından kalemi dudaklarında tutmaları istendi. Bu durumda ise yüzlerinde somurtkan bir ifade oluştu. Bu şekilde katılımcıların yüzlerinde oluşan ifadeler (gülmek, somurtmak) farkında olmadıkları bir duygu durumuyla (mutluluk, memnuniyetsizlik) ilişki içine girdi.

Hipotez nedir?
SMS farklı yüz ifadeleri farklı yargılara sebep olduğunu tespit etti. Özel olarak, katılımcılardan karikatürlerin mizah duygusunu derecelendirmesini istediler. Yüz geribildirim hipoteziyle tutarlı olarak en komik olarak derecelendirilen karikatür kalemi dişle tutma pozisyonunda ve en düşük olarak derecelendirilen karikatür kalemi dudakla tutma pozisyonunda olduğu tespit edildi. Bu çalışmada bizlerde aynı etkiyi tekrar tespit etmeyi amaçlıyoruz.

Niye SMS’in çalışmasını tekrarlamak önemli?
SMS’in çalışması 1055 defa referans olarak gösterildi (Google Scholar, 3 Aralık 2014) ve psikoloji giriş derslerinde ise en çok tartışılan konulardan. Fakat bu çalışma birçok kez başka çalışmalarla desteklenmiş olsa da hiç tekrar edilmedi (aynı desen ve bağımlı değişken kullanılarak).

Orjinal Makale
Strack, F., Martin, L. L., & Stepper, S. (1988). Inhibiting and facilitating conditions of the human smile: a nonobtrusive test of the facial feedback hypothesis. Journal of Personality and Social Psychology, 54(5), 768-777.

Sonuç Raporu
Wagenmakers, E.-J., Beek, T., Dijkhoff, L., Gronau, Q. F., Acosta, A., Adams, R. B., Jr., . . . Zwaan, R. A. (2016). Registered Replication Report: Strack, Martin, & Stepper (1988). Perspectives on Psychological Science, 11, 917–928. http://dx.doi.org/10.1177/1745691616674458

İŞBİRLİĞİNİZ İÇİN TEKRAR TEŞEKKÜRLER!

Friday, May 12, 2017

Pozitif Psikoloji Kongresi

Çok Boyutlu Mizah Duygusu Ölçeği: Bir Güncelleme

Asil Ali Özdoğru

Mizah, çağlar boyunca felsefe, edebiyat, eğitim ve psikoloji gibi birçok farklı alanda incelenip tartışılmış bir kavramdır. Psikolojik açıdan mizah, psikanalitik kuramdan pozitif psikolojiye kadar birçok bakış açısı ve alt alanda incelenmiştir. Bir kişilik özelliği olarak görülen mizah duygusu, bireylerin mizah algılarını, üretimlerini ve kullanımlarını kapsayan bir kavramdır. Mizah duygusu ile ilgili alanyazında farklı kavramsallaştırma ve ölçüm araçları mevcuttur. Çok Boyutlu Mizah Duygusu Ölçeği (ÇBMDÖ), Thorson ve Powell (1993) tarafından geliştirilen 24 maddelik beşli Likert tipi bir özbildirim ölçeğidir. Aslan ve arkadaşları (1999) tarafından Türkçe’ye uyarlanan ölçeğin, genel bir mizah duygusu puanının yanı sıra, mizah üretme, mizah kullanarak başa çıkma, mizah üreten kişilere karşı tutum ve mizahı değerlendirme adında dört alt boyutu vardır. Ölçeğin uyarlandığı zamandan bu yana araştırmalarda kullanımına pek rastlanılmamıştır. Bu çalışmada, ÇBMDÖ maddeleri ve faktör yapısı yeni bir örneklem üzerinde güncellenmiştir. Ölçeğin iki maddesinin yenilenerek 479 üniversite öğrencisine uygulanmasıyla elde edilen veri temel bileşenler analiziyle incelenmiştir. Sonuçlar dört faktörlü yapıyı desteklemekte ve ÇBMDÖ’yü yetişkinlerin mizah duygusunu ölçmede kullanılabilecek bir ölçek olarak araştırmacı ve uygulamacıların dikkatine sunmaktadır.

Atıf: Özdoğru, A. A. (2017, Mayıs). Çok Boyutlu Mizah Duygusu Ölçeği: Bir güncelleme. 2. Avrasya Pozitif Psikoloji Kongresi'nde sunulmuş bildiri, İstanbul, Türkiye.

Sunday, May 07, 2017

APD BeMaS-T

BeMaS Haset ve Gıpta Ölçeğinin Türkçe Uyarlaması: Dilsel Eşdeğerlik, Güvenilirlik ve Geçerlilik Çalışması

Yasemin Çırpan ve Asil Ali Özdoğru

Psikoloji literatüründe haset ilk olarak psikanalitik yaklaşım tarafından çalışılmaya başlanmakla beraber, bu çalışmalar kavramsallaştırma ve tanımlama ile sınırlı kalmış ve ölçüm çalışmaları ancak son yıllarda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Literatür taramalarında bulunan diğer dillerde geliştirilmiş ölçekler incelendiğinde, yaygın olarak kullanılan ölçeklerin haseti sadece kötücül boyutuyla ele aldığı ve Türkçede gıpta olarak nitelendirilen, hasetin güdüleyici, olumlu boyutunu ölçmediği görülmüştür. İngilizce olarak 2015 yılında geliştirilen BeMaS (Benign and Malicious Envy Scale) Haset ve Gıpta Ölçeği bu anlamda hasetin hem olumlu, hem de olumsuz boyutunu ölçen ilk ölçektir. Bu çalışmada, belirtilen haset ölçeğinin Türkçe uyarlama, güvenilirlik ve geçerlilik çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Dilsel eşdeğerlik çalışmasında 44 İngilizce okutmanına, üç hafta ara ile Türkçe ve İngilizce formlar uygulanmıştır. Güvenilirlik ve geçerlilik analizleri için uygulanan anketlere katılan 422 kişi 18-65 yaşları arasında, katılımcıların %64’ü kadın ve yaş ortalaması 32.92’dir. Analizlerde kullanılan t testi ve Pearson korelasyon sonuçları dilsel eşdeğerliğin sağlandığını göstermektedir. Kullanılan test-tekrar test, Cronbach alfa iç tutarlılık ve madde analizleri de ölçeğin güvenilirliğinin yüksek olduğunu göstermektedir. Geçerlilik analizleri için uygulanan açımlayıcı ve çoklu özellik çoklu yöntem bulguları ölçeğin iki faktörlü bir yapıda ve kabul edilebilir düzeyde uyum indekslerini sağladığını göstermektedir. Ölçeğin yakınsama geçerliliği için haset ve gıpta ile sosyal karşılaştırma yönelimi arasındaki korelasyon incelenmiş ve anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Ölçeğin ayırt edici geçerliliği için yapılan analizlerde haset boyutunun nevrotisizm ve benlik saygısı ile pozitif yönlü, şükür ile negatif yönlü anlamlı ilişkileri olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın bulguları BeMaS-T Haset ve Gıpta Ölçeğinin yetişkinlerde haset ve gıpta eğilimlerini ölçebilen, dilsel açıdan eşdeğerliği olan, güvenilir ve geçerli bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Haset, gıpta, ölçek uyarlama, geçerlilik, güvenilirlik

Atıf: Çırpan, Y. ve Özdoğru, A. A. (2017). BeMaS Haset ve Gıpta Ölçeğinin Türkçe uyarlaması: Dilsel eşdeğerlik, güvenilirlik ve geçerlilik çalışması. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 18, 577-585. http://dx.doi.org/10.5455/apd.256664


Turkish Adaptation of BeMaS Benign and Malicious Envy Scale: Transliteral Equivalence, Reliability and Validity Study

Yasemin Çırpan and Asil Ali Özdoğru

Even though the psychoanalytic approach was the first to study envy in psychology literature, those studies were limited to conceptualization and definition where studies of measurement have been carried out only in recent years. In the literature search, when the scales developed in different languages have been examined, it was seen that the commonly used scales evaluate envy only with its malicious dimension and do not measure motivating and positive dimension of envy, which is referred to as “gıpta” in Turkish. Benign and Malicious Envy Scale (BeMaS) that was developed in 2015 is the first scale to measure envy both with its positive and negative dimension. In this study, Turkish adaptation, reliability and validity studies of the aforementioned envy scale have been implemented. In the transliteral equivalence study, Turkish and English forms have been administered to 44 English instructors with a 3-week interval. For the reliability and validity analyses, 422 individuals between the ages of 18 and 65 participated in the surveys of whom 64% was female and mean age was 32.92. Results of t test and Pearson correlation analyses showed that transliteral equivalence was supported. Test-retest, Cronbach alpha internal consistency, and item analyses also showed that the scale had high levels of reliability. Results of the exploratory and multitrait-multimethod analyses used for the validity study indicated that the scale consisted of two factors and achieved acceptable levels of fit indices. For convergent validity, the correlation between malicious-benign envy and social comparison orientation was examined and a significant relation was observed. In the analyses used for divergent validity, malicious envy was found to be in a positive correlation with neuroticism and self-esteem and significantly negatively correlated with gratitude. Results of this study revealed that BeMaS-T Benign and Malicious Envy Scale is a transliterally equivalent, reliable, and valid tool that can measure dispositional benign and malicious envy in adults.

Keywords: Malicious envy, benign envy, scale adaptation, validity, reliability

Citation: Çırpan, Y., & Özdoğru, A. A. (2017). Turkish adaptation of BeMaS Benign and Malicious Envy Scale: Transliteral equivalence, reliability and validity study [Abstract]. Anatolian Journal of Psychiatry, 18, 577-585. http://dx.doi.org/10.5455/apd.256664

Sunday, January 01, 2017

FYI 2017

No self is of itself alone. It has a long chain of intellectual ancestors. The "I" is chained to ancestry by many factors ... This is not mere allegory, but an eternal memory.

Erwin Schrödinger (1918) "A Life of Erwin Schrödinger"


No one is born hating another person because of the colour of his skin, or his background, or his religion. People must learn to hate, and if they can learn to hate, they can be taught to love, for love comes more naturally to the human heart than its opposite.

Nelson Mandela (1995) Long Walk to Freedom


Front foot (tarsus) of a male diving beetle © 2017 Nikon
Front foot (tarsus) of a male diving beetle © 2017 Nikon

Saturday, December 24, 2016

Sosyal Politika Çalıştayı

Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi Programlarının Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi

Asil Ali Özdoğru ve Ömer Açıkgöz

Erken çocukluk yılları yaşam boyu süren insan gelişimi için zengin bir potansiyel sunmaktadır. Bu dönemde sağlanan erken bakım ve eğitim insan gelişiminin tüm alanlarında kalıcı etkilere sahip olabilir. Boylamsal çalışmalar kaliteli erken bakım ve eğitim programlarına katılan çocukların yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha iyi gelişimsel çıktılara ulaştıklarını göstermektedir. Kaliteli bakım ve eğitim, bireylerin yanı sıra toplulukların ve toplumun olumlu gelişiminde hayati önem taşımaktadır. Kaliteli eğitim programlarının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi detaylı ve sistematik bir planlama, uygulama, izleme ve değerlendirme gerektirir. Erken çocukluk bakımı ve eğitimi doğumdan okul çağına kadar olan çocukluk çağında öğrenme ve gelişim için hedefe yönelik erken müdahale sağlayan bir dizi hizmettir. Bu hizmetler; hayatın ilk yıllarındaki bebek bakımını, okul öncesi dönem için erken eğitim programlarını, okul öncesi ve sonrası saatlerde okul dışı bakımı ve küçük çocukların ebeveynleri için verilen bilgi ve eğitim hizmetlerini kapsamaktadır. Erken çocukluk eğitimi geniş bir hizmet yelpazesini kapsadığı için bu programların geliştirilmesi ve değerlendirilmesinin odak ve hedefleri arasında farklılıklar olmaktadır. Bununla birlikte kaliteli program geliştirme ve değerlendirme girişimlerinin uygulanması bazı ortak nitelikleri paylaşabilir. Bu çalışma, erken bakım ve eğitim programı geliştirme ve değerlendirmede çeşitli alanlardan gelen yüksek kaliteli araştırma ve değerlendirme bulgularına dayanan mevcut bilginin bir sentezini sağlayacaktır. Ayrıca Türkiye’deki erken bakım ve eğitim hizmetlerinde program geliştirme ve değerlendirmeye ilişkin mevcut kural ve düzenlemeler incelenecektir. Alanyazın ve mevzuatın gözden geçirilmesine bağlı olarak erken çocukluk bakım ve eğitim programı geliştirilmesi ve değerlendirilmesine yönelik politika ve uygulama önerileri sunulacaktır.

Atıf: Özdoğru, A. A. ve Açıkgöz, Ö. (2016, Aralık). Erken çocukluk bakımı ve eğitimi programlarının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi. Sosyal Politikalar: Kurumlar ve Bireyler Çalıştayı'nda sunulmuş bildiri, İstanbul, Türkiye.

Wednesday, November 02, 2016

PPS Report

Registered Replication Report: Strack, Martin, & Stepper (1988)

E.-J. Wagenmakers, T. Beek, L. Dijkhoff, Q. F. Gronau, A. Acosta, R. B. Adams, D. N. Albohn, E. S. Allard, S. D. Benning, E.-M. Blouin-Hudon, L. C. Bulnes, T. L. Caldwell, R. J. Calin-Jageman, C. A. Capaldi, N. S. Carfagno, K. T. Chasten, A. Cleeremans, L. Connell, J. M. DeCicco, K. Dijkstra, A. H. Fischer, F. Foroni, U. Hess, K. J. Holmes, J. L. H. Jones, O. Klein, C. Koch, S. Korb, P. Lewinski, J. D. Liao, S. Lund, J. Lupianez, D. Lynott, C. N. Nance, S. Oosterwijk, A. A. Özdoğru, A. P. Pacheco-Unguetti, B. Pearson, C. Powis, S. Riding, T.-A. Roberts, R. I. Rumiati, M. Senden, N. B. Shea-Shumsky, K. Sobocko, J. A. Soto, T. G. Steiner, J. M. Talarico, Z. M. van Allen, M. Vandekerckhove, B. Wainwright, J. F. Wayand, R. Zeelenberg, E. E. Zetzer, R. A. Zwaan

According to the facial feedback hypothesis, people’s affective responses can be influenced by their own facial expression (e.g., smiling, pouting), even when their expression did not result from their emotional experiences. For example, Strack, Martin, and Stepper (1988) instructed participants to rate the funniness of cartoons using a pen that they held in their mouth. In line with the facial feedback hypothesis, when participants held the pen with their teeth (inducing a “smile”), they rated the cartoons as funnier than when they held the pen with their lips (inducing a “pout”). This seminal study of the facial feedback hypothesis has not been replicated directly. This Registered Replication Report describes the results of 17 independent direct replications of Study 1 from Strack et al. (1988), all of which followed the same vetted protocol. A meta-analysis of these studies examined the difference in funniness ratings between the “smile” and “pout” conditions. The original Strack et al. (1988) study reported a rating difference of 0.82 units on a 10-point Likert scale. Our meta-analysis revealed a rating difference of 0.03 units with a 95% confidence interval ranging from −0.11 to 0.16.

Keywords: facial feedback hypothesis, replication, many-labs, preregistration

Citation: Wagenmakers, E.-J., Beek, T., Dijkhoff, L., Gronau, Q. F., Acosta, A., Adams, R. B., Jr., . . . Zwaan, R. A. (2016). Registered Replication Report: Strack, Martin, & Stepper (1988). Perspectives on Psychological Science, 11, 917–928. http://dx.doi.org/10.1177/1745691616674458

News Release: Effect of Facial Expression on Emotional State Not Replicated in Multilab Study (October 27, 2016) http://www.psychologicalscience.org/news/releases/effect-of-facial-expression-on-emotional-state-not-replicated-in-multilab-study.html

Monday, October 03, 2016

Kitap İncelemesi

Gelişim Süreci Odağında Ergenlik Psikolojisi

Asil Ali Özdoğru, Betül Sağlam ve Ömer Açıkgöz

Ergenlik dönemi insan yaşamında önemli yer tutan bir gelişim evresidir. Bu dönem ergenlerin en yakınları olan ailelerini bile kendilerine çok uzak hissettikleri bir dönemdir. Hem birey olarak ergenlerin, hem de gelişimsel dönem olarak ergenliğin yeterince iyi anlaşılamaması kişilerarası ve toplumsal düzeyde sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır. Türkiye’de ergenlik konusunda yerel, güncel, erişilebilir ve anlaşılır bilimsel yayınlara gereksinme vardır. Bu bağlamda, 2013 yılında yayımlanan Dr. Aydın Çivilidağ’ın ‘Gelişim Süreci Odağında Ergenlik Psikolojisi’ kitabı hem toplumu aydınlatmaya, hem de alandaki eksiklikleri gidermeye yardım edebilecek bir eserdir…

Atıf: Özdoğru, A. A., Sağlam, B. ve Açıkgöz, Ö. (2016). [Gelişim süreci odağında ergenlik psikolojisi kitabının incelemesi, A. Çivilidağ]. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 17, 427. http://www.scopemed.org/fulltextpdf.php?mno=236923

Tuesday, September 06, 2016

Psikoloji 2016 B

Ruh Sağlığı Öğrenci ve Çalışanlarının Yaşam Boyu Şiddet Deneyimleri

Asil Ali Özdoğru ve Ömer Akgül

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olguları medyada ve araştırmalarda daha sık gündeme gelirken ruh sağlığı alanında hizmet sunan profesyoneller ve ilgili alanlarda okuyan öğrenciler hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu çalışmada ruh sağlığı alanlarında öğrenci ve çalışanların yaşam boyu şiddete maruz kalma deneyimleri incelenmiştir. Anlık tekil tarama modelini kullanan bu araştırmada çevrimiçi anket uygulamasıyla 980 öğrenci ve çalışanın bilgisine ulaşılmıştır. Ortalama yaşı 30 ve %86’sı kadın olan katılımcıların sadece %15’i öğrenci iken çoğunluğunun Psikoloji (%52) ile Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (%37) alanlarından geldiği görülmüştür. Katılımcıların sırasıyla en çok sözel şiddet, duygusal şiddet, fiziksel şiddet, ihmal, sosyal toplumsal şiddet, cinsel şiddet ve ekonomik şiddet yaşadıkları gözlenmiştir. “Arkadaş”ın en sık belirtilen şiddet kaynağı olduğu gözlenirken çoğu katılımcı yaşadığı şiddete tepki gösterdiğini fakat psikolojik destek almadığını belirtmiştir. Şiddet deneyiminin sonucunda kendini değersiz hissetmek de en sık belirtilen etki olmuştur. Bu bilgiler ışığında, çoğunlukla şiddet mağdurlarına hizmet sunan ruh sağlığı alanından bireylerin maruz kaldıkları kişisel şiddet deneyimlerini göz önüne alan program, uygulama ve müdahaleler geliştirilmelidir.

Atıf: Özdoğru, A. A. ve Akgül, Ö. (2016, Eylül). Ruh sağlığı öğrenci ve çalışanlarının yaşam boyu şiddet deneyimleri. 19. Ulusal Psikoloji Kongresi'nde sunulmuş poster, İzmir, Türkiye.

Psikoloji 2016 A

Çeviride Kaybolan Espri? Mizahın Yorumlanmasında Kültürel Etkiler

Ömer Açıkgöz ve Asil Ali Özdoğru

Bireylerin olduğu kadar toplumların da mizah duygu ve anlayışları farklıdır. Toplumların kültürel yapılarının özellikleri onların mizah algı ve duygularını şekillendirir. Bu çalışmada farklı kültürlerde üretilen mizahi karikatürlerin Türk üniversite öğrencileri tarafından nasıl değerlendirildiği incelenmiştir. Çalışma 2015 güz döneminde İstanbul’daki bir devlet ve bir vakıf üniversitesinde gönüllü 122 öğrenci (Yaş Ort. 23,61; SS. 6,05) ile gerçekleştirildi. Katılımcılara Amerikalı bir çizere ait 21 karikatür ile Türk bir çizere ait 4 karikatüre ilişkin beğeni düzeyleri soruldu. Yabancı karikatürler İngilizce’den çeviri-geri çeviri yoluyla Türkçe’ye uyarlandı. Katılımcılardan her bir karikatürle ile ilgili ne derece eğlendirici olduğunu on puanlık bir Likert ölçekte belirtmeleri istendi. Kayıp veriler için karikatür ortalaması girilmiş ve iki katılımcı tüm karikatürlere aynı puanları verdikleri için veri setinden çıkarılmıştır. Katılımcıların yerli ve yabancı karikatürlere verdikleri ortalama puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (Yerli Ort. 5,26; Yabancı Ort. 4,54; t(119)=6,50; p=0,000). Mizah puanları iki cinsiyet grubu arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Ayrıca yerli karikatürlere verilen puanlar ile yabancı karikatürlere verilen puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon görülmüştür (r=0,81; p=0,000). Yerli ve yabancı karikatür puan ortalamaları medyan puanları (5,50 ve 4,64) baz alınarak iki gruba ayrıldılar. Bu şekilde karikatürler dört gruba ayrıldığında ortaya çıkan tabloda katılımcıların medyan altı ve üstü dağılımlarının yerli ve yabancı karikatürler için farklılık gösterdiği görülmüştür (X^2(3)=26,13; p=0,000). Çalışmanın bulgularına göre karikatürlerin mizah seviyelerinin değerlendirilmesinde cinsiyet ve yaş farkı gözlenmezken karikatürlerin kaynak kültürlerinin değerlendirmede etkili olduğu görülmüştür. Bul bulgular mizahın üretilmesi ve yorumlanmasında kültürün şekillendirici bir etkisi olduğu gerçeğini teyit etmektedir.

Atıf: Açıkgöz, Ö. ve Özdoğru, A. A. (2016, Eylül). Çeviride kaybolan espri? Mizahın yorumlanmasında kültürel etkiler. 19. Ulusal Psikoloji Kongresi'nde sunulmuş poster, İzmir, Türkiye.